

Bekir Karadeniz
En Büyük İsyan
Hatırlamaktır
Anı
1
KaraMavi Yayınları
3. Baskı, 2021
ISBN 978-605-5825-95-9
12,5 x 19,5 cm, 508 Sayfa
420,- ₺
Takım (5 Cilt) 1250,- ₺

Bekir Karadeniz
En Büyük İsyan
Hatırlamaktır
Anı
2
KaraMavi Yayınları
3. Baskı, 2021
ISBN 978-605-5825-66-9
12,5 x 19,5 cm, 140 Sayfa
150,- ₺
Takım (5 Cilt)1250,- ₺

Bekir Karadeniz
En Büyük İsyan
Hatırlamaktır
Anı
3
KaraMavi Yayınları
1. Baskı, 2021
ISBN 978-3-949408-00-7
12,5 x 19,5 cm, 402 Sayfa
320,- ₺
Takım (5 Cilt) 1250,- ₺

Bekir Karadeniz
En Büyük İsyan
Hatırlamaktır
Anı
4
KaraMavi Yayınları
1. Baskı, 2022
ISBN 978-3-949408-17-7
12,5 x 19,5 cm, 280 Sayfa
240,- ₺
Takım (5 Cilt) 1250,- ₺
»Hikayesi anlatılmayan hayatlarda çok şey saklıdır. Bazen karşılaştığım herhangi birinin yaşadıkları bir yana, bunlardan yalnızca küçük bir bölümünü bile öğrenmem yeterince açıklayıcı olmaktadır. Sosyal veya toplumsal statünün başlı başına belirleyici olamayacağı gibi, uzun ya da kısa yaşamak da her zaman aynı doğru orantıyla gözlenemez. Bazen kısacık bir hayattaki birtakım şeyler, belki çok uzun bir hayatın önemli bölümlerinden daha yoğun ve çarpıcı olabilir. Anlık bir rüyaya sığan ve normal seyrinde yaşanmış gibi hissedilen bir duygu misali, her şey çok kısa bir anda gelişir ama kavranması veya yorumlanması daha geniş bir zamana yayılır. Bir hayat son bulduğunda geride kalanlar açısından incelenmeyi gerektirecek bir durum varsa daha da artar bunun heyecanı.
…
Her geçen gün zaman biraz daha daralmaktadır. Herhalde bir dönem sonra, hikayesi anlatılmayan yaşanmamış sayılacak. Bunun için bir şeyler yapabilmek hayatın devamı olarak düşünülebilir. Kimbilir, belki de unutulmaya karşı bir itirazdır bütün bunların nedeni.«

Bekir Karadeniz
Yolum Düştü
Anı
5
KaraMavi Yayınları
2. Baskı, 2024
ISBN 978-3-949408-14-4
12,5 x 19,5 cm, 380 Sayfa
280,- ₺
Takım (5 Cilt) 1250,- ₺
»1980’deki askeri darbeyle yüzbinlerce insanın içine düştüğü durum belki çok hızlı geliştiğinden zamanında kavranamaması, gerçeklikle bağlantı kurulması anlamında çeşitli bocalamalara yol açması kaçınılmazdır. Ama söylemek istediğim, uzun veya kısa, her şeye rağmen bu geçiş sürecini (ve sonrasını) ısrarla görmezden gelmedeki açmazdır. Bu da haliyle birilerini kendine fayda sağlayacak ama gerçeklikten uzak başka izah ve davranışlara yönlendirecektir. Türkiye solunun içinde bulunduğu durumu ve dar kalıplara sıkışmışlığının nedeni muhtemelen büyük ölçüde burada saklıdır.
…
Olmamış gibi davranmayı, belki de Türkiye’de marjinalleşmeyi (doğrudan veya dolaylı) bir marifet sayanların bunu kendilerinde bir hak görmeye vardıracak kadar ileri gitmeleriyle ilgili olduğunu düşünürüm sıkça. Toplumun hafızasının bulunmadığı ve benzeri söylemlerle kendi dışında kalan herkesi ötekileştirip, aşağılayan ve dışlayan mantık aslında bunun hiç de öyle işlemediğini kabul etmeye yanaşmamakla bir bakıma kendi iç huzurunu sağlar gibidir.«